📍 ANKARA – 26 Ekim 2026 | Türkiye'de boşanmış çiftleri yakından ilgilendiren süresiz nafaka düzenlemesinde beklenmedik bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı ve AK Parti Grubu tarafından hazırlanan yeni nafaka taslağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan onay alamadığı öne sürüldü. Erdoğan'ın, taraflardan birinin hak kaybına uğramasını önleyecek alternatif bir düzenleme hazırlanmasını istediği bildirildi.
13. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilmesi planlanan taslak, yoksulluk nafakasının evlilik süresine göre sınırlandırılmasını öngörüyordu. Ancak hazırlanan modelin boşanmış eşler arasında yeni ekonomik ve sosyal sorunlar yaratabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı belirtildi. İktidar içerisinde de görüş ayrılıklarına neden olduğu aktarılan düzenleme için farklı seçenekler üzerinde çalışılıyor.
🔴 ERDOĞAN SÜRESİZ NAFAKA TASLAĞINI NEDEN ONAYLAMADI?
Ekonomim'den Besti Karalar'ın aktardığı bilgilere göre, Adalet Bakanlığı ile AK Parti Grubu hazırladıkları çalışmayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sundu. Ancak Erdoğan'ın, önerilen nafaka sürelerinin bazı kişiler açısından yeni mağduriyetler oluşturabileceği gerekçesiyle taslağın yeniden değerlendirilmesini istediği belirtildi. Böylece süresiz nafakanın kaldırılmasına yönelik düzenlemede yeni bir aşamaya geçildi.
İlk taslakta nafaka ödeme süresinin evlilik süresiyle ilişkilendirilmesi temel yaklaşım olarak benimsenmişti. Kısa süreli evliliklerde dahi belirli bir asgari ödeme dönemi oluşturulması planlanıyordu. Uzun evliliklerde ise nafakanın, evlilik süresinin yarısı kadar devam etmesi öngörülüyordu.
Ancak bu yaklaşımın özellikle uzun yıllar çalışmamış, ekonomik bağımsızlığını kazanamamış veya ileri yaşta boşanmış kişileri etkileyebileceği değerlendiriliyor. Diğer taraftan nafaka ödeyen kişilerin ekonomik koşullarının da düzenlemede dikkate alınması gerektiği tartışılıyor. Yeni çalışmanın her iki tarafın koşullarını birlikte değerlendiren bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
⚖️ İLK TASLAKTA NAFAKA SÜRELERİ NASIL BELİRLENİYORDU?
Hazırlanan ancak onay alamadığı belirtilen taslakta, evlilik süresi nafaka yükümlülüğünün belirlenmesinde temel ölçüt olarak kabul ediliyordu. Buna göre 10 yıla kadar süren evliliklerde 5 yıl, daha uzun evliliklerde ise evlilik süresinin yarısı kadar nafaka ödenmesi planlanıyordu. Hâkimin tarafların ekonomik durumlarını değerlendirmesi de önerilen modelin unsurları arasındaydı.
Gündeme gelen ilk taslağın öngördüğü süreler:
| Evlilik süresi | Öngörülen nafaka süresi |
|---|---|
| 6 ay | 5 yıl |
| 1 yıl | 5 yıl |
| 5 yıl | 5 yıl |
| 10 yıl | 5 yıl |
| 15 yıl | 7,5 yıl |
| 20 yıl | 10 yıl |
| 30 yıl | 15 yıl |
Önemli: Tablodaki süreler yürürlükteki hukuk kuralları değil, yeniden değerlendirilmesi istenen taslağın öngördüğü sürelerdir.
Taslağın en dikkat çekici yönlerinden biri, kısa evliliklerde dahi en az beş yıllık nafaka süresi öngörmesiydi. Buna karşılık uzun evliliklerde yükümlülüğün belirli bir süre sonunda sona erdirilmesi planlanıyordu. Bu modelin tarafların gerçek ekonomik ihtiyaçlarını yeterince karşılayıp karşılamayacağı tartışma konusu oldu.
🏛️ ANAYASA MAHKEMESİ KARARI SONRASI YENİ SÜREÇ
Düzenleme çalışmalarının arka planında Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli kararı bulunuyor. Sözcü'nün aktardığına göre AYM, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasına ilişkin "süresiz olarak" ibaresinin iptaline karar verdi. Kararın 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığı bildirildi.
Söz konusu gelişme, nafakanın süresine ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturulması tartışmalarını hızlandırdı. Ancak iptal kararının hukuki sonuçları ile yeni düzenlemenin kapsamı birbirinden ayrı değerlendirilmek zorunda. Özellikle yürürlük tarihi, mevcut nafaka kararlarına etkisi ve geçiş hükümleri büyük önem taşıyor.
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın belirli koşullarda diğer taraftan mali destek talep edebilmesine dayanıyor. Mevcut sistemde nafakanın kendiliğinden her koşulda ömür boyu devam ettiği düşüncesi hukuken doğru değil. Koşulların değişmesi, yeniden evlenme ve kanunda belirtilen diğer nedenler nafakanın kaldırılması veya değiştirilmesi sonucunu doğurabiliyor.
🔎 YENİ FORMÜLDE HANGİ KRİTERLER MASADA?
İlk taslağın yeniden değerlendirilmesinin ardından, nafakanın yalnızca evlilik süresine bağlı olarak belirlenmesinden uzaklaşılabileceği belirtiliyor. Yeni seçeneklerde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarıyla yaşlarının dikkate alınması gündeme geldi. Özellikle boşanma sonrasında kendi geçimini sağlama imkânı bulunmayan kişilerin korunması üzerinde duruluyor.
Görüşülen alternatiflerden biri, anlaşmalı boşanmalarda eşlerin ekonomik koşullarının birbirine yakın olması durumunda süresiz nafaka uygulamasının sınırlandırılması. Maddi koşullar arasında önemli farklılıklar bulunması hâlinde ise nafakanın devamına hâkim tarafından karar verilmesi değerlendiriliyor. Bu yaklaşımın kabul edilmesi durumunda, her dosyanın kendine özgü koşulları daha belirleyici olabilir.
Bununla birlikte süresiz nafakanın tamamen kaldırılması hedefinden vazgeçilmesi de tartışılan seçenekler arasında bulunuyor. Böyle bir tercihin kesinleştiğine ilişkin henüz açıklanmış bir karar bulunmuyor. Nihai düzenlemenin nasıl şekilleneceği, yürütülecek siyasi ve hukuki çalışmaların ardından ortaya çıkacak.
👥 KADINLAR VE ERKEKLER İÇİN NE DEĞİŞECEK?
Nafaka tartışmasının en önemli boyutlarından biri, boşanma sonrasında ortaya çıkan ekonomik eşitsizlikler olarak öne çıkıyor. Özellikle evlilik süresince ücretli işte çalışmamış kişilerin yeniden istihdama katılması zaman alabiliyor. Çocuk bakımı, yaş ve mesleki deneyim eksikliği gibi unsurlar ekonomik bağımsızlığı doğrudan etkileyebiliyor.
Diğer taraftan uzun süre nafaka ödemekle yükümlü kişilerin gelir kaybı, işsizlik ve yeni aile sorumlulukları da tartışmanın parçası. Bu nedenle nafaka miktarı ile ödeme süresinin kişilerin gerçek ekonomik koşulları üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor. Her iki tarafın haklarını koruyacak ölçülü bir düzenleme oluşturulması, yeni çalışmanın temel hedefi olarak gösteriliyor.
Türk hukukunda yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara tanınmış bir hak değil. Kanuni koşulların oluşması hâlinde erkekler de yoksulluk nafakası talep edebiliyor. Dolayısıyla yapılacak düzenlemenin hukuki sonuçları, cinsiyetten bağımsız olarak nafaka alacaklılarını ve yükümlülerini ilgilendiriyor.
📢 SÜRESİZ NAFAKA KALKACAK MI? GÖZLER YENİ TASLAKTA
26 Ekim 2026 itibarıyla süresiz nafakanın tamamen kaldırılmasına ilişkin yeni bir kanunun kabul edildiği açıklanmış değil. Erdoğan'ın ilk taslağa onay vermediği yönündeki haberler, düzenlemenin mevcut öneriler üzerinden yeniden ele alındığını gösteriyor. Ancak bu durum, nafaka yükümlülüklerinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.
Yeni taslağın hazırlanmasında ekonomik eşitsizlikler, evlilik süresi ve hâkimin takdir yetkisinin nasıl dengeleneceği belirleyici olacak. Ayrıca mevcut nafaka kararlarının olası değişikliklerden etkilenip etkilenmeyeceği de açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında bulunuyor. Düzenlemenin 13. Yargı Paketi'nde yer alıp almayacağı henüz kesinleşmiş değil.
Önümüzdeki süreçte Adalet Bakanlığı ve AK Parti Grubu tarafından hazırlanacak yeni metnin kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Taslağın TBMM'ye sunulması durumunda komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişiklik yapılması da mümkün olacak. Nafaka alacaklıları ve yükümlüleri açısından asıl belirleyici gelişme, nihai kanun metninin kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi olacak.

